İnternet Reklamlarıyla Kurtulan Bir Hayat

Google Adwords reklamları ve internet reklamlarının satış ve pazarlama kampanyalarına büyük fayda sağladığı yadsınamaz bir gerçek. Bu gerçeğe ek olarak bizleri çok etkileyen, internet reklamlarıyla kurtulan bir hayat hikayesini sizlerle paylaşmak isteriz.

“Ernie, bir buçuk yaşında bir Boston Terrier. Bu yaz yeni evimize taşınıyorken kaçtı. Karım ve ben sonrasındaki 23 günün şimdiye kadar karşılaştığımız en stresli günler olacağını bilmiyorduk.
Taşındığımız gün Ernie eşimin evindeydi, bu da eski evimizden üç saat ve yeni evimizden iki saat uzaklık demektir. Sabah yürüyüşünü yaparken, bir şey Ernie’nin ormana kaçmasına sebep olacak kadar korkutmuş.
Ernie kaçtıktan hemen sonra arama çalışmalarına başladık. Bir gün geçti ve kayıp ilanlarını kasabadaki her ışık direğine zımbalamak bizim için oldukça zor oldu. O akşam, kendimi çok çaresiz hissettim ve kariyer becerilerimi bizim tatlı oğlanı eve getirmek için kullanmaya karar verdim. Facebook’a döndük ve sadece arkadaşlara sormaktan fazlasını yaptık; bir reklam kampanyası oluşturduk.

Kayıp Köpek Ernie’yi Bulmak İçin Bir Kampanya Hazırlamak

Her dijital pazarlamacı bilir ki iyi bir kampanya, hedeflerine dayalı olarak arzulanan kitleyi tanımlayarak başlamalıdır. Birincil hedefimiz Ernie’yi eve getirmekti. Bu reklam kampanyasının amacı, Ernie’yi görenler için farkındalık yaratmaktı.
Öncelikle, Ernie’nin son görüldüğü yerdeki insanlara ulaşmak istedik. Coğrafi hedefleme ile, son tespit edilen yerden 10 kilometre uzunluğunda bir hedef yarıçapı tanımlayarak bunu başardık.
O bölgede bulunan hiç kimse kayıp bir köpek reklamı için yaptıkları işleri bırakmayacaklardı. Bu nedenle hedeflememizi daha da daralttık. Evcil hayvan severler, özellikle kedi ve köpek severler, reklamlarımıza hedeflemek için oldukça uygun bir grup olarak görünüyordu.
Ernie’yi tanıyanlar bilir, onun bir yabancıya yaklaşma olasılığı düşüktür. Bu nedenle, açık hava etkinlikleri ile ilgilenen, dışarıda olma ihtimali yüksek olan bir hedef kitleye yöneldik. Çünkü Ernie’yi bu arama çapı içerisinde görme olasılıkları yüksekti.

ernie_facebook_ad
Hedef kitleyi ve hedef bölgeyi belirledikten sonra hedefimize ulaşacağımız en iyi reklam metnini bulmaya odaklandık. Kampanya reklam metnini, amacımızı net bir şekilde ortaya koymayı ve coğrafi referans kullanımımıza dayanarak oradaki insanların ne aradığımızı bilmelerine yardımcı olmayı amaçlayarak yazdık. Kullandığımız görseli ise Ernie’nin nasıl göründüğünü ve ne kadar yakışıklı olduğunu, özellikle onun ayırt edici özelliğini açıkça ortaya koyacak şekilde kullandık.
24 saatten az bir sürede, Facebook reklam kampanyamızın doğrudan bir sonucu olarak arama aldık. Monica isimli bir kullanıcı Facebook reklamını gördüğünü, geçmişte evcil hayvan kurtarmayla ilgili deneyimleri olduğunu ve elinden geldiğince yardım etmek istediğini bildirdi. Monica, bizden 10 km uzakta yaşıyordu ve evcil hayvanlara yardım etmek için bir tutku duyuyordu. Monica’nın aslında Ernie’yi görmediği halde bizi araması, izleyici hedeflemesinin doğru kullanıcılara ulaştığını göstererek bizi kampanyamız hakkında cesaretlendirdi.
Facebook’taki ücretli ilk hedefleme, tüm kampanyayı organik olarak teşvik etmemize yardımcı oldu; organik erişim ve sayfa beğenilerinin, ücretli kampanyadan önce olduğundan daha hızla artmasını sağladık.

Yine de, iki haftadan fazla süre geçti ve Ernie’yi görmedik.

20. gün sonunda nihayet Barbara adında bir hanımefendiden bir telefon aldık. Bize, mahallesinde koşuşturan bir Boston Terrier görmüş olabileceğini söyledi. Barbara, Ernie’nin kaybolduğu yerden 6 mil uzakta yaşıyordu ve tasvire uyuyordu.

Barbara Facebook reklamını gördü, çünkü 10 mil yarıçapında yaşıyordu ve hem evcil hayvanlara hem de açık havaya ilgi duyuyordu. Ayrıca Barbara bizim kampanyamızı öğretmenler için olan yerel bir internet sitesinde de gördüğünü söyledi. Ernie’nin son görüldüğü alandan çok uzakta oluğunu düşünerek Barbara ile görüşmeye gittik, giderken de mahalleyi gözden geçirdik.
Diğer mahalle sakinlerinin de civarda Boston Terrier gördüğüne şaşırdık; bir komşu gördüğü köpeğin resmimize benzediğini söylüyordu. Biz de o akşam vahşi doğa kameralarımızı kurduk ve ertesi gün, Ernie’nin bir resmini gördük! Yaşıyordu.
Nişanlımın evine 6 mil uzaklıkta, ayıların, çıngıraklı yılanların ve tilkilerin bulunduğu bir dağda kaldığını öğrendik.
Ernie’nin bizi bulmaya çalıştığını ve ormanda kaybolduğuna inanıyoruz. Nişanlımdan kaçtığını düşünmektense bu şekilde düşünmek çok daha iyi. 🙂 Hiç şüphe yok ki, Ernie’yi eve getiren şey, hedef kitleyi dijital olarak belirleyip bunu uygulamaya geçirmemizdi. Kampanyanın temel amacı olan görülme kısmına ulaşmıştı.

İkinci olarak ise mikro amaç seviyesinde olan konuşmalar gözlemlendi. Büyük bir çoğunluğun yardımının, küçük dostumuzu bulma konusunda ne kadar önemli olduğunu vurgulamadan geçemem. Nihai hedefimizi biliyorduk ve buna göre ek düzenlemeler yaptık.
Ernie’yi bulma konusunda hangi mecranın en etkili olduğunu bulmak neredeyse imkânsız ama eğer Ernie hala kayıp olsaydı, araştırmamız ve kampanyamız hangi sosyal medya aracının daha etkili olduğu konusunda 1000 kat daha kolay bir araştırma sonucu ortaya koyabilirdik. Öte yandan, Ernie bundan sonra sokağa her  çıkışında tasmalı olacak ve biz bu sorunun cevabını asla bulamayacağız. 🙂
Dijital pazarlama kampanyamız çok iyi bir şekilde yürütüldü ve son derece güçlü bir ulaşım aracıydı. Köpeğimin hayatını kurtardı ve yeni evine taşınan ailemizi bir araya getirdi. Bu kampanyanın yatırım getirisi paha biçilemez.”

 

Kaynak: www.merkleinc.com